23 Ocak 2010 Cumartesi
Bilen bilir. Bir mektup.
Lou Ne kadar acı çekiyor olduğum, sevgili Lou, kendini tekrar bulup bulmaman sorunuyla bağlantılı değil.Senin kadar zavallı bir insanla hiç uğraşmamıştım. Cahil ama zeki bilinen şeyleri değiştirmekte usta bu kusuru tatsız ama saf genellikle inatçılığından, küçük sorunlarda dürüst ve adil sorun büyüdüğünde bütün duruşu korkakça sahtekarca neredeyse tamamen duyarsız ruhsuz ve sevgisiz iş duyguya gelice, hep hastalıklı, neredeyse deli iyiliği dokunanlara utanmadan vefasız ve arsız Özellikle güvenilmez terbiye edilmemiş onurdan nasibini almamış beyni ruhunun ilk işareti kedi karakterli ev kedisi kılığında yırtıcı bir hayvan aristokratlara olan yakınlığıyla aristokrat olarak anılan iradesi güçlü ama hedefi zayıf olan azim ve saflıktan yoksun şehvetin yerine zalimliği koyan cinsel erteleme ve zayıflık yüzünden çocuk gibi bencil tanrıyı seven fakat insana karşı sevgi duymayan gelişmeye muhtaç olan kurnaz, tam bir otokontrolle erkeğin cinselliğinden söz eden. Sevgiler F.N.
Bir Starla Yaşamak

Okan Bayülgen ile aynı evdesin. Okan öğlen 3 sularında yeni uyanmış. Üstünde robdöşambrı, elinde kahve ile salona giriyor. Kahvaltıdan önce iki sigara içmiş bile. Jöle vurulmadığı için uzun saçları kabarık ve dağınık. Sana "günaydın" diyor. Sesi bu saatte biraz boğuk ama yine de etkileyici. "Sabah menemen yapmıştım, yersen biraz kaldı" diyorsun. "Aç değilim" diyor. Kütüphaneden bir kitap alıp koltuğa oturuyor. Bu Fransızca kitabı tanıyorsun. Geçen sene Paris'te bir sahaftan almıştı. 1840 basımı, sayfalar arasıda yazarın el yazısıyla aldığı notlar var. Biraz karıştırıp sonra sıkılıyor. "Dün izledin mi programı? Kötüydüm di mi? " diye soruyor. "Erken uyudum" diye cevaplıyorsun. Biraz bozuluyor sanki. Bozulduğunu anlayıp, "Kimler geldi" diye muhabbet açıyorsun. "Otuz tane adam geliyor, hangi birini aklımda tutayım" diye cevap veriyor. Birlikte gülüyorsunuz. Daha doğrusu o gülünce sen de mecburen ona katılıyorsun. Sonra birden "Okan!" diyorsun. "Ben artık ayrı eve çıkmak istiyorum." Bir sessizlik oluyor. "Neden?" diye soruyor Okan. "Bir problem mi var? Bilmeden seni mi kırdım?" "yapma Okan diyorsun, ne problem olabilir ikimizin arasında? Ama ben sıkıldım artık." Okan anlamaya çalışan gözlerle sana bakıyor. Devam ediyorsun. "Seninle ev arkadaşı olmak öyle zor ki...Bak, yanlış anlama ama evde atkıyla, ayakkabıyla geziyorsun. Gece oturuyorsun gündüz uyuyorsun. Ben erken uyanan insanım, sen yatıyorsun diye evde rahat hareket edemiyorum. Sonra yemek yapıyorum, tenezzül edip yemiyorsun. Menemeni küçümsüyorsun. Ayrıca içtiğin sigaradan evin perdeleri sarardı. Olmuyor Okan, seninle aynı evde olmuyor. Ben evden ayrılıyorum." Okan bir sigara daha yakıyor. "Nereye gideceksin?" diye soruyor. "Dayımın oğlu üniversiteyi kazandı. Onunla eve çıkacağım" diye cevap veriyorsun. Ayağa kalkıyorsun. Kelimeler boğazından zor çıkıyor. "Ben eşyalarımı topluyorum. Hoşça kal... Hoşça kal disko kralı!".. Sen giderken Okan ardından bakıyor. Bir sigara daha yakıyor. Demin yakmıştı zaten ama... Herhalde üzüntüden zihni bulanıyor.(LombakSayı 97)
Dünya bir masaldır
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hala malum konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu. "Rendekar doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makul. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar. Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gerçek oluyor. Bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor. Düşündüğünü düşündüğüm bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. öyleyse gerçek olan biri beni düşünüyor. O gerçek, ben ise düş oluyorum." Kapı kırıldığında Uzun İhsan Efendi kitabı kapadı. Az sonra başına geleceklere aldırmadan kafasından şunları geçirdi. "Dünya bir düştür. Evet, dünya... Ah! Evet, dünya bir masaldır."
En değerli arkadşımın bana yazdığı bi'şey .)
Sen, karamsarlığı sevince boyayan kız !Umudun hep böyle beyaz kalsınVe sakın siyaha gücenme.Odanın buğulu camına, ben diye,Gülen bi çocuk yüzü çiz bu gece.Sakın ha seslenme... Bekle.Bi şarkı dinle, bi şiir yaz dilin döndüğünce.Uzanabilirsen bi telefon aç.- Fazla değil, bi 'merhaba' yeterli. -Çok üzülme, öykünme.Gülen gözlerindeki pırıltı hiç sönmesin,Saçının bi telini sakla defterinin arasına.Bi yıldıza şiirler oku, bi yıldıza sarıl ve uyu.Kendine dikkat et...Çok dondurma yeme olur mu?( Sivilceler geçicidir ama antibiyotik iz bırakabilir. )Bırak yüreğin hep bende kalsın.Şimdi kapat gözlerini ve uyu...- Seni sevdiğimi de sakın unutma. -- Bazen kendi kendine de konuşmalı insan, sanki o dinliyomuş gbi (: -
9 Ocak 2010 Cumartesi
Pazar Günüm. Ah ne sıkıcı...
Sunday is gloomy...
Hafifliyorum.. Kendimi biraz biraz iyi hisseder oldum.Ayrılık sonrası isterik kahkaha seanslarım azalmaya başladı.
İki kitabı aynı anda okuyup, tıbbi terimler öğreniyorum."Medulla spinalis". İyileşme sonrası ayarsız enerji sendromu olsa gerek.
Ketçap, mayonez, marulla beslenir oldum. Aşırı iyileşme sonucu sindirim sistemim başka yiyecek kabul etmez oldu.
Björk dinleyip bira içiyorum. Duvar yazıları okuyup keyiflenmeye çalışıyorum. Andrea'nın bana gelmeleri de var tabi.
Sucker love is heavan's sent....
Hafifliyorum.. Kendimi biraz biraz iyi hisseder oldum.Ayrılık sonrası isterik kahkaha seanslarım azalmaya başladı.
İki kitabı aynı anda okuyup, tıbbi terimler öğreniyorum."Medulla spinalis". İyileşme sonrası ayarsız enerji sendromu olsa gerek.
Ketçap, mayonez, marulla beslenir oldum. Aşırı iyileşme sonucu sindirim sistemim başka yiyecek kabul etmez oldu.
Björk dinleyip bira içiyorum. Duvar yazıları okuyup keyiflenmeye çalışıyorum. Andrea'nın bana gelmeleri de var tabi.
Sucker love is heavan's sent....
Sen ve Ben....
Sen ve Ben
Onlar milli irade, istatistik kalabalığı, sen ve ben sürüden ayrılanalar.
Onlar da kendi aralarında şunlar-bunlar diye ikiye ayrılırlar ama sen ve ben ayrılsak da beraberiz.
Sen ve Ben’e mevzu bulunsun diye yaşıyor sanki onlar.
Onlar denilen hep topluca varolunanlar. Sen ve ben çat taşlasa iki kişi.
Sen ve ben birinci tekil şahıs, onlar üçüncü çoğul şahıs.
Onların yanında sen ve ben de yanar.
Sen ve Ben’in ömrü onlara bir şey anlatmakla, onları sen ve ben’lerden oluşan onlar yapmaya çalışmakla geçerdi.
Onlar sayıca çoklar ama yoklar. Sen ve ben sözce daha fazla.
Sistem onlar üzerine kurulur, sen ve ben onlar için harcanır.
Onlar hep (arananlar) yanılanlar, sen ve ben ise faturayı ödeyenler.
Onlar diyorsan çoğul ekleri, sen ve ben diyorsam “-de, -da” ayrı yazılır.
Onlar hayatları boyunca onaylananlar ama hiç onmayanlar, sen ve ben ise defterleri olanlar ve dürülenler.
Sen ve toplanınca onlar etmez, onlar tonlarca toplansa bir tek sen ve ben etmez.
Sen ve ben jön- jönes, onlar arkada figüran.
Onlar sen ve ben taklidi yapan yalaka sen ve ben’lere bayılırlar.
Onlar diyorsam hepsi birbirinin aynısı, sen ve ben diyorsam başka şubesi yok.
Sen ve ben tek tük ama onlardan tonlarca var.
Sen ve ben büyüyünce onlar mı oluyor? Sen ve ben’e bir süre sonra onlar mı devam ediyor?
Değerli Penguen yazarına teşekkürlerimi sunuyorum .))
Onlar milli irade, istatistik kalabalığı, sen ve ben sürüden ayrılanalar.
Onlar da kendi aralarında şunlar-bunlar diye ikiye ayrılırlar ama sen ve ben ayrılsak da beraberiz.
Sen ve Ben’e mevzu bulunsun diye yaşıyor sanki onlar.
Onlar denilen hep topluca varolunanlar. Sen ve ben çat taşlasa iki kişi.
Sen ve ben birinci tekil şahıs, onlar üçüncü çoğul şahıs.
Onların yanında sen ve ben de yanar.
Sen ve Ben’in ömrü onlara bir şey anlatmakla, onları sen ve ben’lerden oluşan onlar yapmaya çalışmakla geçerdi.
Onlar sayıca çoklar ama yoklar. Sen ve ben sözce daha fazla.
Sistem onlar üzerine kurulur, sen ve ben onlar için harcanır.
Onlar hep (arananlar) yanılanlar, sen ve ben ise faturayı ödeyenler.
Onlar diyorsan çoğul ekleri, sen ve ben diyorsam “-de, -da” ayrı yazılır.
Onlar hayatları boyunca onaylananlar ama hiç onmayanlar, sen ve ben ise defterleri olanlar ve dürülenler.
Sen ve toplanınca onlar etmez, onlar tonlarca toplansa bir tek sen ve ben etmez.
Sen ve ben jön- jönes, onlar arkada figüran.
Onlar sen ve ben taklidi yapan yalaka sen ve ben’lere bayılırlar.
Onlar diyorsam hepsi birbirinin aynısı, sen ve ben diyorsam başka şubesi yok.
Sen ve ben tek tük ama onlardan tonlarca var.
Sen ve ben büyüyünce onlar mı oluyor? Sen ve ben’e bir süre sonra onlar mı devam ediyor?
Değerli Penguen yazarına teşekkürlerimi sunuyorum .))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)